Birçok Türk satranççı ELO yükseltmek amacıyla Avrupa ülkelerine gidip oradaki turnuvalara katılmak ister. Türkiye’nin mevcut ekonomik koşulları ve vize problemi sebebiyle son yıllardaki en popüler yerler ise Sırbistan ve Makedonya’dır. Gerek Türkiye Satranç Federasyonu’nun web sitesinde gerek sosyal medya paylaşımlarında bir turnuvada yüz puanın üzerinde ELO kazanan 18 yaş altı genç sporcularımızı sıklıkla görürsünüz. Peki gerçekten de Avrupa’da ELO arttırmak Türkiye’dekine göre çok mu daha kolay yoksa bu psikolojik faktörler, dış etkenler ya da fazladan çalışmayla mı oluyor? Bu yazımda bunları analiz edeceğim.
Öncelikle her satranççının bir zirve noktası vardır. Bazı sporcular bu noktaya çoktan erişmiştir ve artık ELO’su sürekli düşmektedir. Genellikle birkaç özel örneği olsa da emektar sporcular yıllık bazda incelediğimiz de sürekli rating kaybeder ve de aktif bir şekilde oynamaya devam ettikleri sürece de kaybetmeye devam edeceklerdir. Bunun tersinden düşündüğümüzde de genç sporcular özellikle yaşları 14-25 arasında olanlar ise çoğunlukla henüz en yüksek ratinglerine ulaşmamıştırlar. Onlar için en güzel maç, henüz oynanmamış olandır. En güzel feda, henüz yapılmadı. Satrançta en kuvvetli seviyelerine henüz gelemediler. Yani bu oyuncular çalışıp turnuvalar katıldığı sürece muhtemelen yıllık bazda ratinglerini doğal sınırlarına gelene kadar arttıracaktır. Tabi ki 40 katsayı ile bir dönem kendi seviyesinden çok daha fazlasını kazanıp ardından ciddi rating kaybeden sporcular da vardır ve bu tabi ki çok doğal bir süreç. Genel konjoktürde yaklaştığımızda Türkiye’nin popülasyonuna baktığımızda çok genç bir nüfusa sahibiz ve yine açık kategorilerde oynanan turnuvalardaki yaş ortalaması ise Türkiye’de, Avrupa’ya oranla belirgin bir şekilde çok daha düşüktür. Avrupa’da kendi yaşadığım Viyana’da neredeyse yaş grupları turnuvaları kadar sadece veteran oyuncuların katılabileceği turnuvalar var. Özellikle Batı ve Orta Avrupa çapında ise hem genel hem de satranç oynayan popülasyon Türkiye’ye göre çok daha yaşlı. Tabi ki bu bir akademik makale olmadığı için belli örneklemler alıp bu durumu SPSS tarzı istatistik programlarıyla analiz etmedim. Ancak bu chessresults.com web sitesinden yapabileceğiniz basit bir incelemeyle ulaşabileceğiniz bir sonuç. Ancak özellikle son yıllarda Sırbistan’da oynanan turnuvalardaki Hintli genç sporcuların artışı ile bazı turnuvalar ELO kazanmak isteyen Türk sporcular için eskisi kadar cazip bir hale gelmemeye başladı. Bu sebeple ELO kazanmak isteyen Türk sporcuları artık yeni yerler aramaya başladı. Bunun için de en mantıklı verinin turnuvalardaki yaş ortalaması olduğunu düşünüyorum.
İstatistiklere ve bu durumun psikolojik faktörlerine geçmeden önce de satrançtaki ‘’overrated’’ ve ‘’underrated’’ kavramlarını da açıklamak istiyorum. Çünkü bu konuda araştırma yaptığınız zaman sık sık bu kavramlarla karşılaşabilirsiniz. Satrançta ‘’overrated’’, oyun gücü sahip olduğu ELO’ya göre daha düşük olan oyuncular için kullanılırken, ‘’underrated’’ ise oyun gücü sahip olduğu ELO’ya daha yüksek olan oyuncular için kullanılır. Ayrıca bir diğer kavram olan ‘’Underdog’’ ise kendimce çevirisi ‘’alttan gelen’’ yani bir satranç maçında kendisinden ELO olarak belirgin bir şekilde daha yüksek oyuncuya karşı oynayan kişi için kullanılan terimdir.
Bu yazı akademik bir çalışma olmadığı için istatistiki veriler kullanmadım ama bol keseden de atmış olmamak için sizle http://www.tsf.org.tr, chess-results.com, players.chessbase.com ve players.fide.com web sitelerinden aldığım verilerle bazı örnekler sunacağım.
TÜRKİYE’DEKİ EMEKTAR SPORCULAR
Öncelikle ilk veri seti 2023 yılında Emektarlar Kategorisinde oynayan ve nispeten Türkiye’de diğer sporculara göre aktif bir şekilde ELO puanına dahil turnuvalarda oynayan satranççılara ait:
| Sporcu Adı Soyadı | Güncel ELO 2024 Ocak | En Yüksek ELO | Doğum tarihi |
| Vedat Ali Çetinkaya | 1892 | 2132 | 1967 |
| Muhittin Büker | 1831 | 2202 | 1963 |
| Arno Garabetyan | 2012 | 2141 | 1971 |
| Cem Önem | 1704 | 2037 | 1964 |
| Selami Gözübüyükoğlu | 1650 | 1988 | 1968 |
| Mustafa Elmas | 1599 | 1949 | 1966 |
| Bülent Güner | 1932 | 2202 | 1965 |
| Eflatun Cem Karadağ | 1699 | 2325 | 1963 |
| Hasan Asılkefeli | 1535 | 2109 | 1961 |
Şimdi ise 2023 yılında Kıdemli Emektarlar Kategorisinde oynayan ve nispeten Türkiye’de diğer sporculara göre aktif bir şekilde ELO puanına dahil turnuvalarda oynayanlara ait:
| Sporcu Adı Soyadı | Güncel ELO 2024 Ocak | En Yüksek ELO | Doğum tarihi |
| İbrahim Şamlı | 1508 | 1812 | 1958 |
| Halil Nejat Özmen | 1732 | 2103 | 1955 |
| Hikmet Bağcı | 1386 | 2020 | 1954 |
| Şükrü Alkan | 1252 | 1837 | 1950 |
| Hür Yasin | 1803 | 2255 | 1956 |
| Metin Asılkefeli | 1889 | 2159 | 1958 |
Buradaki oyuncuları seçerken daha fazla ELO kaybedenleri değil de uzun zamandır satranç camiasında aktif olarak oynamış ve hala aktif olarak oynamaya devam eden oyuncuları hem daha önce ismen bildiğim oyuncuları dahil ettim. Listelerdeki oyuncular, Kıdemli Emektarlarda oynayan ve 7 maçta 5 ve üzeri puan alan; Emektarlar Kategorisinde ise 7 maçta 4.5 ve puan üzeri alan (bu turnuvadaki hile skandalından dolayı puanı azalttım) yani kendi yaş kategorilerinde Türkiye’nin en başarılı oyuncularından oluşuyor. Listeyi daha aşağı indirdiğimizde ya da aynı yaş grubundaki aktif diğer sporcuları incelediğimizde ise en yüksek ELO ile güncel ELO arasındaki fark daha da artıyor.
Şimdide Türkiye Satranç Federasyonu’nun sitesinde yayımlanan en çok Türk sporcunun katıldığı son Avrupa turnuvasını inceleyelim:
TÜRK SPORCULARIN YURT DIŞI PERFORMANSLARI
İnceleyeceğimiz turnuva 6-12 Aralık 2023 tarihleri arasında Makedonya’nın başkenti Üsküp’te oynanan 9 turlu bir turnuvaya ait. Turnuva istatistikleri https://chess-results.com/tnr832704.aspx?lan=1&art=25&fedb=TUR&fed=TUR&turdet=YES&flag=30 bu link üzerinden alınmıştır. İlk tablomuz turnuvanın A kategorisi yani en kuvvetli kategoride oynayan sporcularımıza ait.
| Sporcu Adı ve Soyadı | Turnuva öncesi ELO | ELO değişimi | Doğum Tarihi |
| IM Eray Kılıç | 2448 | 11,60 | 2007 |
| IM Deniz Özen | 2393 | 1,40 | 2001 |
| FM Arda Çamlar | 2361 | 28 | 2009 |
| FM Esat Bağlan | 2342 | 15,40 | 1996 |
| FM Okan Özsakallıoğlu | 2314 | 51 | 2001 |
| CM Bora Çilek | 2246 | -3,20 | 2004 |
| CM Onur Çınar Engin | 2092 | -31,20 | 2006 |
| Hasan Güneş Anacak | 2059 | 43,20 | 2006 |
| Hasan Atış | 2012 | 91,60 | 2007 |
| Hayri Beyhun Şenel | 1985 | -11,60 | 2010 |
| Mert Ceyhan | 1964 | 56,40 | 2008 |
| Görkem Ünsal | 1916 | 34 | 2012 |
| Kuzey Güleryüz | 1854 | 106 | 2009 |
| Ayaz Şimşek | 1813 | 39,20 | 2010 |
| Saadettin Alperen Özen | 1809 | 94,40 | 2008 |
| Umut Aydemir | 1722 | 105,60 | 2007 |
| Umut Üçoluk | 1681 | 107,60 | 2010 |
| Beren Kalyoncu | 1606 | -27,60 | 2011 |
| Çınar Öner | 1565 | 161,60 | 2012 |
| Hena Karadaş | 1477 | 150,40 | 2008 |
Şimdiki tabloda ise aynı turnuvada B kategorisinde (2000 ELO altı) oynayan Türk sporcularının aynı istatistiki verileri var:
| Sporcu Adı ve Soyadı | Turnuva öncesi ELO | ELO değişimi | Doğum Tarihi |
| Onur Taşçı | 1987 | -3 | 1998 |
| Hasancan Arı | 1472 | 139,60 | 2007 |
| Emir Saygın Dal | 1345 | 221,60 | 2013 |
| Mehmet Soylu | 1461 | 107,20 | 2011 |
| Mert Miraç Öner | 1334 | 92 | 2012 |
| Eymen Giray Güneşli | 1306 | 126,40 | 2013 |
| Büşra Kum | 1288 | 55,80 | 2001 |
| Zeynep Güleryüz | 1143 | 79 | 1995 |
Bu turnuvayı özellikle en çok ELO kazanılan turnuva olarak seçmedim, tek kriterim en son Türkiye Satranç Federasyonu resmî web sitesinde yayımlanan ve birçok Türk sporcunun katıldığı turnuva olarak seçtim. Başka turnuvalarda çok daha radikal ELO artışları da mevcut.
Bu tabloları incelediğimizde özellikle yurt dışında fazla oynamamış genç sporcularımızın inanılmaz performanslarını gözlemleyebiliriz. Bu artışların temelde iki sebebi vardır: Birincisi bu oyuncular henüz satrancı gelişme evresinde olması yani ratingi doğal olarak zaten artması lazım; ikinci sebebi ise ‘’unrated’’ yani mevcut ELO puanlarının çok üstünde bir oyun seviyesinde olmaları. Ancak bu oyuncular seviyelerini hiç arttırmadan benzer turnuvalarda oynamaya devam ederlerse belki 3-4 turnuva sonra daha stabil ELO değişimleri görecekler. Hatta Türkiye’ye dönüp kendi yaş grubundaki hiç bu tip turnuva deneyimleri olmayan sporculara karşı oynadıkça da muhtemelen ratingleri düşmeye başlayacaktır. Tabi bu büyük değişimlerin en büyük sebeplerinden bir diğeri ise 18 yaş altı unvanı olmayan sporcuların kat sayılarının 40 olması.
Bu tablolardaki örneklemleri arttırabiliriz, ancak sonuçlar benzer şekilde olacaktır. Yani sporcuların Türkiye’deki ELO turnuvalarına katılıp fazla rating kazanamamalarının en büyük sebebi Türkiye’deki satranç oynayan nüfusun çok genç olması ve yeterince en üst seviyelerine gelmiş düşüş trendinde olan veteran oyuncularla fazla oynayamamaları. Bu yüzden turnuvalardaki yaş ortalamasının yüksek olduğu Batı ve Orta Avrupa ülkelerinde özellikle 2300 ELO puanına gelene kadar genç satranççılar büyük sıçramalar yapabilir.
DİĞER ETKENLER
Bir de özellikle yurt dışı turnuvalarında oynayan Türk sporcuların bu seviyede ELO kazanmalarının psikolojik faktörlerini inceleyelim:
İlk olarak size ‘’Self-Fulfilling Prophecy’’ Türkçe çevirilerinden birisiyle ‘’Kendini Gerçekleştiren Kehanet’’ teorisini anlatmam gerekir. Kısaca bir insan bir şeyi gerçekten başaracağına inanıyorsa ve o işin gerekliliklerini yapmışsa büyük ihtimalle o işi başaracaktır ya da tam tersi ne yaparsanız yapın başaramayacağınıza inanıyorsanız, muhtemelen o iş sizin için olumlu sonuçlanmayacaktır. Satranç turnuvalarındaki karşılaşabileceğiniz örneklerle bu kavramı biraz daha pekiştirelim. Mesela hiç şansınızın tutmadığı sizden seviye olarak çok da yukarıda olmayan ancak stili size ters gelen bir rakibiniz var ve ona karşı sürekli kaybediyorsunuz. Bu bilinçle ve algıyla o rakibe karşı tekrar bir turnuvada eşleştiğinizde zaten içinizde anlamlandıramadığınız bir his başlayacaktır. Bu durumu tersten düşünecek olursak, o rakip de sizle eşleştiğinde muhtemelen eğer işini ciddiye alırsa kazanacağına gerçekten inanıyorsa, çok büyük ihtimalle bu inanç şeması değişmezse maalesef o maçı kaybedeceksiniz. Bu arada rating sistemi tamamen bir istatistik bilimi üzerine kuruludur. Örneğin; kendinizden 400 rating fazla bir oyuncuyla oynarken sizden beklenen o rakipten oynayacağınız 10 maç sonucunda yalnızca 1 puan almanızdır. Bunun sonucunda ratinginiz değişmez bir puandan fazla alırsanız ratinginiz artarken, eğer yarım ya da sıfır puan alırsanız rating kaybedersiniz. Yani Avrupa’daki bir turnuvaya giden Türk sporcu orada ELO kazanma beklentisiyle motive olur ve ona göre konsantrasyonunu sağlarsa, üstten oynadığı rakipten puan aldığı zaman ise bunun devamı geleceğine inanır ve motivasyonunu pekiştirerek turnuvaya devam eder.
Tabi ki yurt dışı turnuvalarından bahsederken dış etkenler de bahsetmemek olmaz. Küçüklüğümden beri başarılı sporcuların röportajlarını izlemek bana hep ilgi çekici gelirdi. Bir tenis sporcusunun röportajında, sürekli farklı kıtalara gidip farklı yerlerde turnuva oynuyorsunuz. Gittiğiniz yerlerde şehri gezip eğlence hayatına katılıyor musunuz sorusuna karşılık şöyle bir cevap vermişti: ‘’Ben gittiğim her yere şampiyon olmaya gidiyorum, gezmeye değil!’’ diye cevaplamıştı. Evet satranççılar özellikle genç yaştakiler yurt dışı turnuvalarında yeni yerler gezmeyi isteyebilir, Türkiye’de bulamadığı eğlence hayatını Avrupa’da bulabilir ve kendilerini de buna fazla kaptırabilir. Tabi ki belli bir ölçüde bunları yaşaması güzel ama fazlası da turnuva performansı açısından olumlu sonuçlanmayabilir. Ayrıca farklı ülkelerde farklı yemek alışkanlıkları vardır ve herkesin bünyesi bu yemekleri kaldıramayabilir ve vücut alarm verebilir. Ayrıca yurt dışı turnuvasına arkadaş ya da kafile dışı yani tek başına gitmek de bazen insan psikolojisi için olumsuz sonuçlanabilir. Bunlar da yurt dışı turnuvalarında ELO kaybedilmesinin satranç dışı faktörleridir.
SONUÇ
Bu çıkarımı yıllar önceden farkında olduğum içinse Viyana’ya taşındıktan sonra gerçekten bu hipotezim doğru mu diye kendi üstümde denemeye karar verdim. Öncelikle kendimden bahsetmem gerekirse 2002 yılında 14 yaşımdayken ilk ELO puanım 2014 olarak çıktı. O tarihte ELO alt sınırı 2000’di ve Türkiye’de toplam yanlış hatırlamıyorsam 100 tane bile ELO puanına sahip aktif sporcu bulunmamaktaydı. 22 yıl içinde satranca ara verdiğim dönemlerde olmasına rağmen ELO puanımın zirvesi 2133 olurken ortalama 2060 civarıydı diyebilirim. 2062 ELO ile Viyana’da satranç oynamaya başladım. Burada turnuva oynamaya başladıktan sonra bazı maçlar öncesinde açılış hazırlığı, oyunlarımın analizi, kulüp etkinlikleri ve internette satranç oynamak dışında satrancımı özel bir çalışmayla geliştirmedim. Bir buçuk yıl sonunda oynadığım dört turnuva ve lig maçları neticesinde en yüksek puanım olan 2133 ELO’yu bu yazının bu kısmını yazarken yani tam 22 Ocak 2024 doğum günümde 36.yaşıma basarken canlı rating olarak geçmiş bulunuyorum. İlk turnuvamda 14 puanlık düşüş yaşadıktan sonra sürekli yükselişteyim. Kendi satranç seviyem ile ilgili ayrı bir hipotezim vardı. Türkiye’de yıllarca oynadığım turnuvalarda özellikle takım turnuvalarında çok ciddi bir şekilde konsantre olup oynarken bazen de gezmek ya da arkadaşlarımla bir araya gelmek için turnuvalara gittim. Ancak genel olarak belli bir seviyede oynuyordum. Aynı seviye ile beni kimsenin tanımadığı satranç oynayan nüfusun yaş ortalamasının yüksek olduğu bir ortamda tekrardan düzenli bir biçimde turnuva oynarsam ratingimin çok daha fazla olacağını düşünüyordum. Şu an yaşadığım şartlar da bunu test etmek için mükemmel bir ortam. Eğer bu hedefime ulaşırsam bu blogda tekrar yazacağım. Ayrıca daha genç yaşta Türkiye’de turnuvalara katılırken bazı benden yaşça büyük rakiplerime hazırlanırken, ‘’Ya adam daha ben doğmadan yarın oynayacağımız açılışı oynuyormuş. Bu kadar tecrübe ve bilgiye karşı nasıl mücadele edeceğim diye içimden geçirirken, bakış açım zamanla ya umarım turnuvadaki bu dayılarla 😊 eşleşirim artık hesaplayamıyorlar ve büyük gaflar yapıyorlar yönünde değişti. Son yıllarda özellikle Türkiye’de oynadığım turnuvalarda etrafıma baktığım zaman henüz 30ların başında olmama rağmen artık o dayının ben olduğumu 😊 ve ufak yetenekli çocuklar bu amcadan ya da dayıdan amiyane tabirle beleş ratingi alalım diye bana bakmaya başladıklarını hissedebiliyordum. Ancak buraya taşındıktan sonra yaşımın satranç ortamında hala genç olmasını fark etmem ile evet Deniz daha senden geçmedi diye düşünmeye başladım.
Sonuç olarak Avrupa kısa vadede ELO arttırmak için özellikle en yüksek ratingine ulaşmış ve artık ELO kaybetmeye başlayan veteran oyuncularla daha fazla oynama şansı olduğu için daha iyi bir seçenektir. Tabi bu ülkelerde yaşayan genç sporcular da sürekli buradaki oyuncularla oynadığı için ratingleri özellikle alt seviyede Türkiye’deki akranlarına göre daha hızlı yükseliyor. Ancak Avrupa’da turnuvalara katılıp ELO kazanan gençler Türkiye’ye dönüp katıldığı turnuvalarda Robin Hood misali kazandığı ratingi hatta bazen daha da fazlasını dağıtması kaçınılmazdır. Yani ELO kazanmanın en iyi yöntemi satranç seviyesinin arttırılıp hem doğru çalışmak hem de doğru turnuvalarda oynamaktır.
Sonuç olarak Avrupa kısa vadede ELO arttırmak için özellikle en yüksek ratingine ulaşmış ve artık ELO kaybetmeye başlayan veteran oyuncularla daha fazla oynama şansı olduğu için daha iyi bir seçenektir. Tabi bu ülkelerde yaşayan genç sporcular da sürekli buradaki oyuncularla oynadığı için ratingleri özellikle alt seviyede Türkiye’deki akranlarına göre daha hızlı yükseliyor. Ancak Avrupa’da turnuvalara katılıp ELO kazanan gençler Türkiye’ye dönüp katıldığı turnuvalarda Robin Hood misali kazandığı ratingi hatta bazen daha da fazlasını dağıtması kaçınılmazdır. Yani ELO kazanmanın en iyi yöntemi satranç seviyesinin arttırılıp hem doğru çalışmak hem de doğru turnuvalarda oynamaktır.
Leave a comment